Johns Hopkins Wilmer Eye Institute’de Kornea Yan Dal Eğitimi

Biraz bize Johns Hopkins’e geliş sürecinden bahseder misin?

Yaklaşık üç sene önce araştırma ve klinik gözlem yapmak üzere Johns Hopkins Üniversitesi’ne geldim. İki sene “research fellowship” yaptıktan sonra “clinical fellowship” yapmak için burada “match” denilen sistem üzerinden başvuruda bulundum ve 2016-2017 dönemi için yine Johns Hopkins Wilmer Eye Institute’de kornea alanında “clinical fellowship” yapma hakkını kazandım. Temmuz 2016’dan beri bu pozisyonda eğitimime devam etmekteyim. Araştırma yıllarından ayrı deneyimlerim oldu, klinik yılından çok ayrı…

Gözlemlediğin kadarı ile Johns Hopkins’i farklı yapan, ileride olmasını sağlayan nedir sence?

Bulunduğum kurum araştırmaya çok önem veren ve bolca kaynağı olan ve de kaynakları araştırmalara çekinmeden ayıran bir yer. Kaynakları olması tabi ki en önemli etken. Ama beni burada en çok etkileyen, genç veya deneyimsiz olmanın, fikirlerinin dinlenebilir olmasını etkilemiyor olması oldu. Tam tersine genç beyinlerin motive olması ve üretkenliğini artırabilmesi için ellerinden geleni yapıyorlar. Özellikle asistanlara, genç oftalmologlara, genç öğretim üyelerine veya genç klinisyen-bilim insanlarına yazdıkları projeler karşılığı birçok araştırma fonları sağlanıyor. Araştırma fonları dışında çeşitli başarı ödülleri ile de genç beyinleri teşvik etmeye devam ediyorlar. Sadece bu üniversitede değil, ülke genelinde gençleri teşvik etmek oldukça yaygın. Böylece geleceğin bilim insanlarına yani geleceğe yatırım yapıyorlar. Mesela ben de kendi araştırma projem ile 2015 senesinde ASCRS genç oftalmologlar araştırma fonu (ASCRS Research Grant) ile ödüllendirildim ve araştırmamın sonuçlarını bu seneki ASCRS 2017 toplantısında sunacağım.

“Research Fellowship” nedir?

Sanıyorum bunun direk karşılığı yok Türkiye’de. Sadece araştırma yapmaya adanmış bir eğitim süresidir. “Research fellowship” yaparken bir öğretim üyesi senin danışmanın olur (mentor) ve onun yönlendirmesi ile belirli araştırma projelerinde çalışırsın. Kısa süre yapmak da mümkün olduğu gibi genellikle en az bir seneni ayırman beklenir ki başından sonuna bir araştırmayı tamamlamak bir seneden de daha uzun sürer genellikle. Fellow olarak işin mutfağını öğrenirsin. Proje yazmak ve fonlar için başvurularda bulunmak edineceğin en önemli tecrübelerdir bence. Çalışma için hazırlıklar, etik kurul başvuruları, klinik çalışma ise katılımcıların/hastaların bulunması ve planlanan test ya da tedavilerin uygulanması, hayvan çalışması ise ona göre yapılması gerekenlerin tamamlanması ile planlanan data toplanır ve sonuçlar analiz edilir. Son olarak tüm işin meyveleri toplanır, yani bilimsel makaleler yazılır ve bilim camiası ile çalışmalarının sonuçları paylaşılır.

“Clinical Fellowship” nedir?

Türkiye’de ki karşılığı yan dal klinik eğitimi. Burada asistanlığı tamamlamadan önce herkes hangi bölümü seçeceğine karar verir ve o bölüm ile ilgili açılan fellowship programlarına başvuru yaparlar. Her sene Temmuz’da yeni akademik yıla geçilir ve programlar eğitime başlar. Oftalmoloji için “SFMatch” üzerinden başvurular yapılır. Başvuru kayıtları bir sene öncesinden başlar. Açılan kadrolardan sizin seçtiklerinize başvurunuzun iletilmesini talep edersiniz. Daha sonra programlar kendilerine iletilen başvurular arasından öne çıkan adaylara görüşme daveti yollarlar. Genellikle Ekim-Kasım ayları süresince görüşmeler yapılır. Aralık ayının ilk haftasında adaylar programları, programlar da adayları sıralarlar ve bir hafta sonrasında sonuçlar ilan edilir. Takip eden Temmuz’da da eğitim dönemi başlar. Oküloplasti için ise ayrı bir “match” vardır ve iki yıl öncesinden başvuru yapmak gerekir. Göz için fellowship süreleri branşa bağlı olmak üzere 1-2 yıl arasında değişir.

Senin yaptığın “clinical fellowship”ten bahsedebilir misin?

Benim yaptığım fellowship “Cornea and External Disease”, kornea ve oküler yüzey hastalıkları başta olmak uzere ön segment ile ilgili klinik ve cerrahi eğitim programı. Ögretim üyelerinin her birinin ilgi alanları birbirinden ayrı olduğu için çok farklı şeyler öğrenme fırsatı yakalıyorum. Mesela bölüm başkanı da olan Dr. Albert Jun’ın ilgi alanı Fuchs endotelyal distrofisi olduğu için çok sayıda DSAEK ve DMEK ameliyatları yapıyor. Her iki tekniği de öğrenme, avantaj ve dezavantajlarını karşılaştırabilme imkanı buluyorum. Dr. Esen Akpek ise daha çok otoimmun ve enflamatuvar oküler yüzey hastalıklarıyla ilgileniyor. Klinikte bu hastalıkların tanılarının nasıl konulduğu, nasıl tedavi ve takip edildikleri, ameliyathanede ise bu hastalara hangi cerrahi tekniklerin (oküler yüzey rekonstrüksiyonu, kornea nakli, limbal kök hücre nakli veya KPro implantasyonu) nasıl uygulandığı ile ilgili bir eğitim alıyorum. Kendisi benim mentorum olduğu için “research fellowship” süresince de bu alanlarda çeşitli çalışmalar yapma fırsatı bulduk ve sonuçlarını yakın zamanda yayımlayacağız. Diğer öğretim üyelerinin de farklı ilgi alanları var. Eğitim boyunca düzenli olarak karşılıklı değerlendirmeler yapılıp, eğitimin nasıl daha iyi yapılabileceğine yönelik çabalar yine eğitimi ne kadar önemsediklerini gösteriyor.

Son olarak yabancı bir oftalmolog olarak Amerika Birleşik Devletleri’nde “clinical fellowship” yapmak için nelerin gerektiğinden bahseder misin?

Öncelikle geçmeniz gereken bir sınav var. Burada tüm tıp fakültesi mezunlarının lisans almak için başvurduğu 3 basamaktan oluşan sınavın (USMLE) ilk iki basamağını geçmeniz gerekiyor. Yabancı bir tıp fakültesinden mezun olmuş bir doktor olarak ilk iki basamağı tamamladığınızda ECFMG sertifikasını almaya hak kazanıyorsunuz. Bunun dışında üç tane referans mektubunuzun olması gerekiyor. Bir tanesinin asistanlık yaptığınız yerdeki hocalarınızdan olması tercih edilebilir. Öncelikle daha önce ABD’de bir üniversitede “research fellowship” yapmış olmak, burada çalışmış ve sistemi kullanmış biri olmak avantaj sayılacaktır. Ayrıca referans mektuplarınızın en azından bir tanesinin ABD’de birlikte çalıştığınız birisinden olması yine sizi diğer yabancı adaylar arasından öne çıkartacaktır. Tüm programlar yabancı kabul etmiyor maalesef. Her eyaletin lisans sistemi değişik olduğu için şartları da ona göre değişebilmekte. Özellikle “international” olanlar için fellowship programları da bulunmakta. Benim tavsiyem ilgilendiğiniz alanda “research fellowship” yapmakla başlamak ve bunu yaparken geçirdiğiniz zaman sırasına olabildiğince bağlantılar kurmak. İnsanlarla tanıştıkça, onlar sizi görüp öğrendikçe sizi tavsiye edeceklerdir ve bu bizim gibi yabancı bir ülkede eğitim almış kişiler için çok önemli bir avantaj oluşturacaktır.

Genç oftalmologlara tavsiyelerin nelerdir?

En önemli tavsiyem, kendinize güvenin. Türkiye’de aldığım eğitim beni zaman zaman buradakilerin önüne bile geçirdi. Bana katkısı olan herkese çok teşekkür ederim bunun için. Bilmediğiniz şeyler muhakkak olacak ama öğrenmeye açık olup bilgilerinizi sürekli yenileme çabasında olmanız gerekir. Herkesten bir şeyler öğrenirsiniz, o sırada öğrenmediğinizi zannetseniz bile… Dr. Jun’dan edindiğim bir alışkanlık, aklınıza gelen her sorunun peşinden gidin. Bazen kliniği bırakıp yan odada hemen literatüre bakıp onunla paylaşmamı ister. Artık onunla çalışmadığım zamanlarda bile yapar oldum. Soru sorup merak ettikçe ve okudukça araştırılacak şeyler bulursunuz. İmkansız diye bir şey yoktur. Hayallerinizin peşinden gidin ve bu yolda kimsenin cesaretinizi kırmasına izin vermeyin.

Dr. Sezen Karakuş kimdir?

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 2006 yılında mezun oldu. Göz Hastalıkları ihtisasını Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 2011 yılında tamamladı. İstinye Devlet Hastanesinde mecburi hizmetini tamamladıktan sonra, 2014 yılında “research fellowship” yapmak üzere Johns Hopkins Üniversitesi, Wilmer Eye Institute Kornea bölümüne kabul edildi. Research fellow olarak iki buçuk sene çalıştıktan sonra, ayni bölümde 2016-2017 dönemi için “clinical fellowship” yapma hakkını kazandı. Halen aynı bölümde “clinical fellow” olarak eğitimine devam etmektedir. TOD Genç Oftalmologlar Grubu'nun üyesidir.

Türk Oftalmoloji Derneği
LookUs & Online Makale