Amerika’da bir genç oftalmoloğun izlenimleri

‘Üç boyutlu görüntüleme sistemi ile retina cerrahisi’

Sene başından beri Oakland Üniversitesi William Beaumont Tıp Fakültesi Hastanesi Associated Retinal Consultants kliniğinde bulunmaktayım. Burası Birleşik Devletler’in Michigan eyaletinde yer almakta olup, erişkin ve özellikle pediatrik vitreoretinal hastalıkları tedavisinde ülkedeki en önemli referans merkezlerinden birisi olarak kabul ediliyor. Gelmeden önce, bu merkeze bağlı olarak çalışan retina cerrahlarının çoğunun konularında tüm dünyada söz sahibi olmuş kişiler olduğunu biliyordum. Burada ise, her gün üç ameliyathane salonunda aktif olarak maküla ve komplike retina cerrahilerinin yapılmakta olduğunu, cerrahi sayı ve tecrübelerinin de standartların epey üzerinde olduğunu gözlemleme imkanı buldum. Bulunduğum süre içerisinde üç boyutlu görüntüleme sistemi kullanılarak ve üç boyutlu gözlükler takılarak yapılan retina cerrahisi (3D Heads Up Retina Surgery) benim en çok ilgimi çeken teknolojik yeniliklerden birisi oldu. Bu sistemi daha önce Euretina kongresindeki RetinaTech oturumlarında görmüştüm; ama bu merkezde çok daha yakından gözlemleme ve üç boyutlu gözlükleri takarak bire bir üç boyutlu retina cerrahilerini izleme imkanı buldum. Bu nedenle konu ile ilgili olarak, tüm cerrahilerini uzun süredir sadece bu sistemle yapan Prof.Dr. George A. Williams ile bugün sizler için kısa bir röportaj yaptım. Umarım sizler de ilginç bulursunuz.

Öncelikle Türk Oftalmoloji Derneği Genç Oftalmologlar Birimi adına sizinle röportaj yapmamı kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Ameliyatlarınızda kullandığınız bu sistemi nasıl tanımlarsınız?

Bu nispeten yeni sistem “Heads Up Surgery” ya da “Üç boyutlu retina cerrahisi” olarak tanımlanabilir.

Ne kadar süredir bu teknolojiyi kullanmaktasınız?

Yaklaşık olarak 18 aydır aktif olarak bu sistemi kullanmaktayım ve bu teknolojiye geçtiğimden beri cerrahilerimin hiç birinde standart ameliyat mikroskobu kullanmadığımı rahatlıkla söyleyebilirim.

Sizce bu sistemin avantajları nedir?

Bu teknolojinin özellikle üç konuda çok kullanışlı olduğunu belirtmem gerekiyor. Bunlardan birincisi eğitim. Ameliyatı gerçekleştiren cerrah ile odada bulunan asistan, uzman ve gözlemci doktorların hepsi aynı görüntüyü görmekte; bu durum da cerrahın yaklaşımlarının odada bulunan eğitim alan diğer doktorlar tarafından net olarak görülmesini sağlamakta ve cerrahi esnasında durum ile ilgili olarak bire bir tartışma imkanı sunmaktadır. Özellikle bunun retina uzmanlığı eğitimi veren kurumlarda çok önemli olduğunu düşünüyorum. İkinci belirteceğim avantajı dev ekranda elde edilen yüksek büyütmeli ve yüksek çözünürlükteki görüntülerin özellikle iç limitan membran soyulması ya da epiretinal membran eksizyonu gibi maküla operasyonlarında cerraha büyük kolaylık sağlamasıdır. Üçüncü olarak da, cerrahi esnasında görüntüde yapacağınız manüplasyonlar ile fakik gözlerde hava-sıvı değişimi gibi görünürlüğün azaldığı hallerde ışık şiddetini %20’lere kadar azaltıp, kamera sensitivitesini arttırarak mükemmel görüntünün yakalanabilmesidir. Ayrıca bu derecede düşük ışık şiddetinde çalışmanın maküla fototoksisitesini azalttığını da biliyoruz.

Peki bu sistemin öğrenme eğrisi konusundaki düşünceleriniz nelerdir?

Evet bu çok önemli bir soru. Ancak deneyimli bir retina cerrahı için bu sürecin kısa olduğunu söyleyebilirim. Kendimden örnek verirsem bu teknolojiyi kullanmaya başladıktan 2 ya da 3 vaka sonra tam olarak uyum sağladığımı düşünüyorum. Hatta ilk vakanın sonlarına doğru alıştığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Kliniğimizdeki eğitim alan retina uzmanlık öğrencileri de cerrahilerinde bu sistemi çok rahatlıkla kullanmakta olduklarını zaten sen de görüyorsun.

Peki sizce bu sistemin maliyet-etkinliği nasıl?

Bu teknolojinin maliyeti mikroskop sisteminden çok daha ucuz; ancak şu durumda halen mikroskop sistemi üzerinden kullanılabilmekte. Ancak bu sistemin ameliyat mikroskopları açısından geleceğin teknolojisi olduğunu düşünüyorum. Halen ilk jenerasyon cihazları kullandığımızı düşünürsek önümüzdeki 5 yıllık süreçte bu teknolojinin göz ameliyat salonlarında giderek artan kullanım alanı bulacağını düşünüyorum. Çok yakın bir gelecekte ise, ameliyat mikroskobunun başlık kısmında taşınan tüm sistemlerin, cerrahi esnasında hasta üzerine inen ve sadece bir amerikan futbol topu büyüklüğündeki yüksek detay çözünürlükteki kameralara sığdırılacağını göreceğiz. Bu durumda eski tip ameliyat mikroskoplarına ihtiyacımız kalmayacak ve sistem daha az maliyetli bir hale gelecek. Ayrıca göz cerrahları bu teknoloji sayesinde, ameliyat mikroskoplarına bağlı oturma pozisyonlarındaki yanlışlıklar nedeniyle karşılaştıkları bel ve boyun problemleri ile karşılaşmayacaklar ve arkalarına yaslanarak karşılarındaki geniş ekranlara bakarak cerrahilerini rahat bir yolla gerçekleştirebileceklerdir.

Dr. Taylan Öztürk Kimdir?

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 2003 yılında mezun oldu. Dokuz Eylül Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı'nda yaptığı Göz Hastalıkları ihtisasını 2009 yılında tamamladı. Mecburi hizmet görevini sırasıyla İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Manisa Turgutlu Devlet Hastanelerinde tamamladıktan sonra, 2012 yılında Uzman hekim olarak döndüğü Dokuz Eylül Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı'nda 2013 yılında Yardımcı Doçent Doktor ünvanı aldı. Halen aynı hastanede Retina biriminde çalışmaktadır. TOD Genç Oftalmologlar Grubu'nun üyesidir.

Türk Oftalmoloji Derneği
LookUs & Online Makale