DANS ET, HAYATIN RİTMİNİ YAKALA!

Dans etmek sadece bedeni hareketlendiren bir aktivite değil, aynı zamanda ruhumuzu hareketlendiren, bize kahkahalar attıran ve mutlu olmamızı sağlayan bir ilaçtır. Dansa çocukluktan bu yana ilgim vardı ve üniversitenin ilk yıllarına kadar bir çok yöreye ait halk oyunlarını oynamıştım. Ancak üniversiteye gitmem, farklı sosyal gruplarla karsılaşmamla Latin danslarına başladım ve aradığımı buldugumu ilk o zaman farkettim. İlk başladığım andan itibaren dansın hayatıma farklı bir anlam kattığını farketmiştim, her dansettiğim gün mutlu olduğumu, enerjimin arttığını, üzgün bir dönemim dahi olsa dans ederken yüzüme istemsizce bir gülümseme yayıldığını, bazen kahkahalarımı tutamadığımı farkettim. Ve dansetmek enerji kaynağım olmuştu bir anda, artık bırakamazdım. Yaz tatilinde memlekete gittiğimde dahi dans edebilecek ve kendimi geliştirebilecek kursları araştırıyorum. Yıllar böyle gecerken kader ağlarını ördü ve artık 5.sınıftım, her tıp fakültesi öğrencisi gibi artık TUS çalışma vaktiydi ve dansa 2 yıllık bir ara vermek zorunda kaldım. TUS çalışırken TUS sonrası dönem ile ilgili hayaller kurarak kendimi motive ettim; istediğim cerrahi branşı kazanacaktım ve dansa kaldığım yerden devam edecektim. Nitekim oldu, Beyoğlu göze başlar başlamaz Beyoğlu gözdeki güzel ve sosyal ortamın da verdiği enerji ile dansa kaldığım yerden devam ettim, 1 yıl içinde bir dans grubu kurduk, yoğun bir gösteri hazırlığına girdik ve çeşitli yerlerde ve festivallerde gösterilere çıktık. Ancak bu gösteri hazırlıklarının yoğunluğu asla beni yormadı, danstan aldığım enerji bir dans grubu olarak biraraya geldiğimizde katlanıyordu, bu günlük hayatımda ve işimde beni daha da motive ediyordu. Bazen yorgun argın nöbetten çıktığımda dahi provalar ve dans gecelerine gitmekten alıkoyamadım kendimi. Çünkü dans ettiğim her günün sabahında daha mutlu uyanıyorum ve günüm daha keyifli geçiyor ve bu işime de yansıyordu. Son 4 yıldır daha aktif bir şekilde dansetmemin etkilerini günlük hayatımda hissedip, günlük hayatımızın bir parçası olan işimde de motivasyonumun arttığını birebir gözlemlemem ve yakın çevremden de aynı şekilde aldığım geri bildirimler ile şunu söyleyebilirim; kendinize iyi gelen şeyi bulun ve vakit kaybetmeden başlayın. Çünkü bu yaşıma kadar yaptığım en doğru şeylerden birinin dansa başlamak olduğunu söyleyebilirim, en güzel önceliğim ve bağımlılığım belki de.
F. Nietzsche'in dediği gibi 'Bir kez olsun dans etmediğimiz her günü kayıp saymalıyız'.





Türk Oftalmoloji Derneği
LookUs & Online Makale